Eşek Gitti
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin Mesnevî adlı eserinde yer alan Eşek Gitti hikayesi, ibretlik bir tasavvufi öyküdür. Yolculuk yapan bir sofi , eşeğiyle birlikte bir tekkeye misafir olur. Eşeğini ahıra bağlar, yemini ve suyunu özenle verir, ardından dervişlerin arasına katılır. Tekkedeki dervişler o gece aç ve yoksuldur. Misafirin eşeğini satıp yiyecek almayı ve o gece eğlenmeyi kafaya koyarlar. Yemek yenir, ardından ney sesleri ve coşkuyla sema başlar. Müziğin ve zikrin en heyecanlı yerinde çalgıcı, Farsça "Her berfet" yani "Eşek gitti" nakaratını tutturur. Dervişler hep bir ağızdan bu nakaratı söyleyip oynamaya başlar. Saf misafir de ne olduğunu anlamadan, coşkuya kapılıp asıl kendi eşeğinin satıldığını fark etmeden dervişlere uyar. Sabaha kadar herkesten daha yüksek sesle "Eşek gitti, eşek gitti" diye bağırıp el çırpar. Sabah olup herkes dağılınca misafir eşyalarını toplamak için ahıra gider. Eşeğinin yerinde...