Kayıtlar

KILIÇLARIN GÖLGESİNDE BİR MANEVİ DİRENİŞ: CENGİZ HAN KASIRGASI VE VELİLERİN SIRRI

  "Cengiz Han ve Moğol orduları İslam coğrafyasına bir azap kamçısı gibi indiğinde, gönül sultanlarının bu yıkım karşısındaki duruşları, hem fizikî bir mukavemet hem de derin bir rızâ / contentment (hoşnutluk) halinin tezahürüdür." İslam tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan Moğol istilası, sadece şehirlerin yakılıp yıkılması değil, aynı zamanda manevi bir "fetret" / interval (duraklama) döneminin de habercisi olmuştur. Kaynaklar, bu büyük fitneyi / trial (imtihan) çoğunlukla "mübrem kaza" / fixed decree (kaçınılmaz takdir) olarak nitelendirir; yani dua ile geri çevrilemeyecek, yaşanması mukadder bir ilahi senaryo olarak görürler. Necmeddin-i Kübrâ: Şehâdeti Tercih Eden Bir "Veli-tıraş" Harezmşahlar Devleti’nin merkezi Harezm, Moğol tehdidiyle yüz yüze geldiğinde, dönemin en büyük mürşidi Necmeddin-i Kübrâ (k.s.) talebelerini bir araya getirmiştir. Künyesi Ebü’l-Cenâb / world-shunning (dünyadan sakınan) olan ve "Veli-tıraş...

AŞKIN KARANLIK YÜZÜ: İBLİS’İN KISKANÇLIĞI VE DİNMEYEN HÜZNÜ

  "İslam tasavvuf düşüncesinde ve velîlerin menkıbelerinde, İblis’in (Şeytan) Hz. Âdem’e secde etmemesi sadece basit bir itaatsizlik değil; onun 'aşk' ve 'tevhid' iddiası ardına gizlediği derin bir kibir / arrogance ve kıskançlık / envy trajedisidir."   Şeytan, ilahî huzurdan kovulmasına rağmen, kendisini "hakikî muvahhid" / monotheist (Tanrı’nın tekliğini savunan) ve "âşık" olarak tanımlamaya çalışmış, ancak bu iddiası büyük mürşidlerin basireti karşısında her zaman hüsrana uğramıştır. Tasavvufî kaynaklarda Şeytan’ın dünya hayatındaki hüznü ve "bahtı karalığı" / ill-fatedness üzerine yapılan en çarpıcı analizler, onun "aşk" iddiasının samimiyetsizliğini ve kibrinin ulaştığı melankolik boyutu gözler önüne serer. İblis’in "Aşk" İddiası ve Cüneyd-i Bağdâdî’nin Reddi Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri, bir gün İblis’i bir ihtiyar kılığında görmüş ve ona Âdem’e secde etmesine engel olan şeyin ne olduğunu sormuştur...

GAYB VE ŞUHÛD ARASINDA MANEVİ KEMALİN GURÛBU: TASAVVUFİ KAYNAKLARIN TARİHSEL SEYRİ VE İNSANIN ZAYIFLAMASI

"İslam düşünce tarihinde tasavvufi literatürün / edebiyatın gelişimi, aslında manevi hayatın geçirdiği evrelerin ve insan ruhunun zaman içerisindeki değişiminin en somut / müşahhas belgesidir." İslam’ın ilk iki asrında "zühd" / asceticism (dünyadan el çekme) olarak başlayan bu hareket, hicri II. asırdan itibaren "tasavvuf" adını alarak kurumsallaşmaya başlamıştır. Bu süreçte kaleme alınan eserler, dönemin ruhunu ve velâyet / sainthood (velilik) anlayışını yansıtırken; her geçen yüzyıl, müelliflerin "yolun kaybolduğuna" ve "insanların manen zayıfladığına" dair şikayetlerinin arttığı görülmektedir. Tasavvufi Kaynakların Tarihsel Klasifikasyonu / Sınıflandırması Tasavvufun gelişim evrelerine göre kaynaklar şu kronolojik / tarihsel sırayla tasnif edilebilir: Zühd Dönemi Eserleri (H. I. ve II. Yüzyıl): Bu dönemde tasavvuf henüz bir isim olarak yerleşmemiştir. Abdullah b. Mübarek ve Ahmed b. Hanbel gibi zatların kaleme al...

Gizemli Arşivlerin Kapısı: Bilinmeyen Olayların Ve Kayıp Efsanelerin İzinde

  " İnsanlık tarihi boyunca bilimin sınırlarını zorlayan, mantığın ötesine geçen ve resmi kayıtların gölgesinde kalan pek çok hadise yaşanmıştır. Bu makalede, yüklenmiş olan sekiz temel kaynağın sunduğu veriler ışığında, evrenin ve insan doğasının karanlık köşelerine ışık tutan eserlerin kapsamlı bir analizi ve tematik gruplandırması sunulmaktadır. " Kaynakların Kimlik Kartı Ve Orijinal İsimleri İncelemeye konu olan eserlerin çoğu, 1980’li yıllarda İngiltere’de "Orbis Publishing" tarafından yayımlanan ve editörlüğünü Peter Brookesmith ile Brian Inglis gibi isimlerin üstlendiği The Unexplained / Açıklanamayanlar serisinin parçalarıdır. Kaynakların orijinal isimleri ve içerikleri şu şekildedir: Başka Yerlerden Gelen Yaratıklar: Orijinal adı Creatures From Elsewhere / Başka Yerden Gelen Yaratıklar (1984) olan bu eser; Bigfoot, Loch Ness Canavarı ve uçan humanoid / insanımsı varlıklar gibi kriptozoolojik vakaları inceler. Bilime Meydan Okuy...