Print Friendly and PDF

İdealin Trajedisi

|

 

İdealin Trajedisi: Gabriel García Márquez'in Düşünce Dünyasında Sosyalizm, Castro ve İnsan Gerçeği

...García Márquez'in komünizmi benimserken Doğu Bloku pratiğinde yaşadığı kırılma, Fidel Castro ile kurduğu dostluğun arkasındaki gerçekler, hayal ettiği ideal yönetim şekli ve bunun imkansızlığı karşısında insan gerçeğiyle yüzleşmesi... ele alındığında, karşımıza romantik bir devrimci idealle insan doğasının katı hakikatleri arasında sıkışmış derin bir entelektüel trajedisi çıkar. Yazarın tüm siyasi ve edebi yaşamı, bir yandan ezenlere karşı mazlum kitlelerin hakkını savunma arayışı, diğer yandan gücün çürütücü doğası ve insanın yalnızlığı (solitude / yalnızlık) karşısındaki çaresizliğinin tespitiyle şekillenmiştir.


1. Doğu Bloku Gezisi ve Bürokratik Komünizmden Düş Kırıklığı

García Márquez, gençlik yıllarında Latin Amerika'nın sosyo-ekonomik adaletsizliklerine karşı doğal bir refleks olarak sol ve sosyalist düşüncelere yönelmiş, kendisini geniş anlamda bir solcu / komünist olarak tanımlamıştır. Ancak yazarın Doğu Bloku ve Sovyet komünizmiyle olan ilişkisi; dogmatik bir biat değil, zamanla derin bir düş kırıklığına ve eleştirel bir mesafeye dönüşmüştür.

1957 yılında Doğu Almanya, Polonya, Çekoslovakya, Sovyetler Birliği ve Macaristan'ı kapsayan seyahati, yazarın "fiilen var olan sosyalizm" (actually existing socialism / fiilen var olan sosyalizm) gerçeğiyle çıplak bir şekilde yüzleşmesini sağlamıştır. Bu gezinin ardından kaleme aldığı izlenimlerde şu sarsıcı tespitler öne çıkar:

  • İnsani Duyarlılığın Yitirilmesi: Doğu Berlin ve Leipzig'de bürokratik baskıyı gözlemleyen yazar, sistemin kitlelerin genel çıkarı adına bireyin varlığını ve mutluluğunu tamamen yok saydığını belirtmiş, bunu "insani duyarlılığın mutlak kaybı" (absolute loss of human sensitivity / insani duyarlılığın mutlak kaybı) olarak nitelemiştir.
  • Bürokratik Yozlaşma ve Şiddet: Doğu Bloku'ndaki rejimin halka tepeden dikte edilen, ithal bir bürokrasiye dönüştüğünü görmüş; prostitüsyonun yasaklandığı iddiasına karşın devlet eliyle işletilen yozlaşmış mekanizmaları "bir genel evden çok daha kötü" olarak nitelendirmiştir.
  • Stalinci Doğmatizmin Reddi: Yazar, Sovyet sistemindeki aşırı prudogmatik ve bürokratik yapıyı, sanatı ve edebiyatı kalıplara sokmaya çalışan "bağnaz komünistleri" (mamertos / dogmatik parti bürokratları) ömrü boyunca reddetmiştir.

García Márquez için devrim; ölüm, çile ve bürokratik bir terör aygıtı değil; bireysel mutluluğun kolektif mutluluk vasıtasıyla aranmasıdır. Yazar, devrimin insanları öldürmek veya martirleştirmek için değil; halkın daha iyi yaşaması, daha iyi şaraplar içmesi ve insanlığın ortak mirasını adilce paylaşması için yapılması gerektiğine inanmıştır.


2. Fidel Castro Tutkusunun ve Dostluğunun Altındaki Gerçekler

García Márquez'in 1970'li yıllardan itibaren Fidel Castro ile kurduğu ve ölümüne dek sürdürdüğü yakın dostluk, uluslararası kamuoyunda en çok eleştirildiği konulardan biri olmuştur. Ancak bu ilişkinin arkasında basit bir ideolojik angajmanın ötesinde üç temel dinamik yatmaktadır:

[ Latin Amerika'nın Yenilmez Lider Arayışı ] ──► ( Castro: Başarısızlığa Uğramamış Tek Figür )

[ Edebi ve Mitolojik Hayranlık ]              ──► ( Castro: Büyülü ve Rabelaisvari Karakter )

[ Perde Arkası İnsan Hakları Arabuluculuğu ] ──► ( Mahkumların Serbest Bırakılması / Habeas )

  1. Yenilmeyen Bir Latin Amerika Simgesi: Latin Amerika tarihi; Simón Bolívar'dan Salvador Allende'ye kadar idealsi liderlerin trajediyle, ihanetle veya askeri darbelerle yok edilmesinin tarihidir. Fidel Castro ise ABD emperyalizminin (US imperialism / ABD emperyalizmi) ağır baskılarına ve ablukasına rağmen ayakta kalabilmiş tek tarihsel figürdür. Gabo için Castro, kıtanın bağımsızlık ve onur mücadelesinin canlı bir sembolüdür.
  2. Edebi ve Büyülü Bir Şahsiyet: García Márquez, Castro'yu sadece siyasi bir aktör olarak değil, eserlerindeki devasa karakterlere benzeyen Rabelaisvari (Rabelaisian / abartılı ve görkemli) edebi bir figür olarak görmüştür. Onun bitmek bilmeyen okuma tutkusu, detaylara olan saplantılı hakimiyeti ve saatlerce süren dinleme kapasitesi yazar üzerinde derin bir etki bırakmıştır.
  3. "Sessiz Diplomasi" ve Mahkumların Kurtarılması: Yazar, halkın karşısında manifestolara imza atan bir "imzacı" (signer / bildiri imzacısı) olmak yerine, gücü perde arkasından yönlendiren bir "komplocu / arabulucu" (conspirator / perde arkası aktör) olmayı tercih etmiştir. Castro ile dostluğunu kullanarak, Küba hapishanelerindeki yüzlerce siyasi mahkumun serbest bırakılmasını ve aileleriyle buluşmasını sağlamıştır (behind-the-scenes diplomacy / perde arkası diplomasi).

3. Yönetim Modelleri ve Márquez'in Eleştirel Çerçevesi

Yönetim Biçimi / Sistem

Temel Nitelikleri ve Mekanizması

Márquez'in Yaklaşımı ve Eleştirisi

Sovyet Tipi Bürokratik Komünizm

Katı devlet vesayeti, sansür, bireyin kitleler uğruna feda edilmesi (dogmatism / bağnazlık).

İnsani duyarlılıktan yoksun, katı ve özgürlükleri boğan bir yapı olarak sertçe eleştirmiştir.

Batı Tipi Kapitalist Hiyerarşi

Piyasa egemenliği, maddi hırs ve yeni-sömürgeci bağımlılık (neocolonialism / yeni sömürgecilik).

Latin Amerika'nın zenginliklerini talan eden ve toplumu yalnızlaştıran bir sistem olarak görmüştür.

Hayal Ettiği İdeal Yönetim

İnsancıl, demokratik, bireysel mutluluğu ve yaratıcılığı öncelikleyen kolektif düzen.

İdeal sosyalizm, bireyin yaşama sevincini ve özgürlüğünü artıran tek adil düzen modelidir.

Acımasız Siyasi Gerçeklik

Muktedirlerin yozlaşması, kitlelerin tepkisizliği ve güç tutkusu.

İnsanın seveme yetersizliği nedeniyle güç arzusu tiranlığa dönüşmeye mahkûmdur.


4. Hayal Ettiği İdeal Düzen ve İnsan Gerçeğiyle Yüzleşme

García Márquez'in düşlediği yönetim şekli; doktriner kalıpların ötesinde, insanı merkeze alan insancıl ve demokratik bir sosyalizmdir (humanitarian and democratic socialism / insancıl ve demokratik sosyalizm). Ancak yazar, hayatının son dönemlerinde ve yapıtlarında bu idealin neden gerçekleşemeyeceğine dair acımasız insan gerçeğiyle yüzleşmiştir.

Bireysel iktidar modeli, gücü elinde tutan lideri çürütmeye ve mutlak yalnızlığa mahkûm etmeye yazgılıdır.

Yazarın insan doğası ve yönetim mekanizmaları hakkında ulaştığı sarsıcı hakikatler şu üç ana fikirde özetlenir:

A. İktidar Hırsı ve Seveme Yetersizliği (Incapacity for Love)

Yazar, siyasi iktidar peşinde koşan muktedirlerin temel motivasyonunun duygusal bir sakatlık olduğunu saptar. İnsanın seveme yetersizliği, onu iktidarın yakıcı ve tekil tutkusuna sığınmaya iter. Güce ulaşan birey ise zamanla topluma yabancılaşır ve Patriarkın Sonbaharı (The Autumn of the Patriarch) romanında işlendiği gibi kendi kurguladığı yalanların tutsağı haline gelir.

B. Konforlu Yalanlar ve Toplumsal Pasiflik

İdeal bir toplum düzeninin kurulamamasındaki ana engellerden biri de kitlelerin tutumudur. İnsanlar gerçeğin getirdiği ağır sorumlulukla yüzleşmektense, yönetimin sunduğu kurgusal düzeni kabullenmeyi seçerler. Bir yalan; kuşkudan daha konforlu, aşktan daha kullanışlı ve doğrudan daha kalıcıdır.

C. "Denizi Sabanla Sürmek" (Plowing the Sea)

García Márquez, Labirentindeki General (The General in His Labyrinth) yapıtında Simón Bolívar'ın son günleri üzerinden toplumsal dönüşümün sınırlarını acı bir şekilde çizer. Liderin ölüm döşeğindeki "Amerika yönetilemez bir yerdir; devrime hizmet eden kişi denizi sabanla sürmüş olur" (he who serves a revolution plows the sea / devrime hizmet eden denizi sabanla sürer) tespiti, yazarın insanlığın bencilliği, güç hırsı ve parçalanmışlığı karşısında ulaştığı nihai varoluşsal trajediyi simgeler.


Kaynakça (APA Formatı)

  • García Márquez, G. (1967). One Hundred Years of Solitude (Trans. Gregory Rabassa). New York: HarperCollins.
  • García Márquez, G. (1975). The Autumn of the Patriarch (Trans. Gregory Rabassa). New York: HarperPerennial.
  • García Márquez, G. (1989). The General in His Labyrinth (Trans. Edith Grossman). London: Jonathan Cape.
  • Martin, G. (2008). Gabriel García Márquez: A Life. London: Bloomsbury Publishing.
  • Streitfeld, D. (Ed.). (2015). Gabriel García Márquez: The Last Interview and Other Conversations. Brooklyn, NY: Melville House Publishing.
Önceki Yazı
« Prev Post
Sonraki Yazı
Next Post »

Benzer Yazılar

Yorumlar