Kayıtlar

TARİHİN VE TOPLUMUN RUHSAL COĞRAFYASINDA EDEBİYATIN AYNASI: KAÇINILMAZ KOZMİK KARŞILAŞMALAR

  "Edebi metinler tarihsel ve toplumsal hakikati nasıl kurgular?" şeklinde bir arayışla yola çıktığımızda, sanat eserlerinin ve edebi dehanın tesadüfi birer rüzgâr olmadığını, aksine toplumsal sarsıntıların, tarihsel fay hatlarının tam üzerinde yükselen kaçınılmaz abidevi sütunlar olduğunu görürüz. Edebi yaratım; dönemlerin, krizlerin ve insani trajedilerin / acıklı olayların iç içe geçtiği, toplumsal bellek ile bireysel ruh biliminin / psikolojinin çarpıştığı estetik bir laboratuvardır. Bu bağlamda hiçbir başyapıt, tarihin akışından bağımsız bir boşlukta var olmamıştır. Tarih boyunca edebi eserler, toplumların en derin kriz anlarında ve geçiş dönemi sancılarında, maskelerin ardındaki çıplak hakikati deşifre eden birer estetik sığınak olarak inşa edilmiştir. 1. Bireysel Travmalar ve Toplumsal Yabancılaşmanın Kurgusu: Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Yaban Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun hayatı, trajedileri, sarsıntıları ve edebi dönüşümü, Türk tarihinin en sancılı ge...

KUTSAL SÖYLEMLERİN GÖLGESİNDE İKTİDAR VE SÖMÜRÜ: TARİKAT, SİYASET VE TİCARET SARMALINDA BİR AYDINLANMA SAVAŞÇISI

Tarihsel sürece bakarken " İnancın sömürülmesi siyasal ve ekonomik iktidarlar için nasıl bir meşruiyet / geçerlilik aracı haline gelir? " şeklinde cümle içine alarak konuya giriş yapmak, toplumsal yapıların derinlerindeki çürümeyi anlamak açısından hayatidir. Bu bağlamda, Türkiye tarihindeki yozlaşma süreçlerini inceleyen araştırmacı yazar Uğur Mumcu’nun ortaya koyduğu kavramsal matris, yaygın bilinen "din, devlet ve ticaret" üçgeninden ziyade, doğrudan "tarikat, siyaset ve ticaret" sarmalına dayanmaktadır (Uğur Mumcu, Tarikat Siyaset Ticaret, s. 4). Din duygularının ve dince kutsal sayılan kavramların siyaset adına araç edilmesi durumunda din, din olmaktan çıkarak siyasetin aracı haline gelmektedir (Uğur Mumcu, Tarikat Siyaset Ticaret, s. 4). Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din de her ikisine araç edildiğinde ise ortaya çıkan sömürü sarmalının ucu bucağı kalmamaktadır (Uğur Mumcu, Tarikat Siyaset Ticaret, s. 4). Bu yapının aktörleri, yalnızca Türk ...

Dijital Vahyin İnşası: QAnon'un Bir Hiper-Gerçek Dine Evrimi

Modern dünyada anlam arayışının dijital mecralara kaymasıyla birlikte, QAnon olarak bilinen fenomen, basit bir komplo teorisinden sıyrılarak popüler kültür, siyaset ve maneviyatın / spirituality harmanlandığı "hiper-gerçek bir dine" dönüşmüştür. Sosyolog Adam Possamai tarafından ortaya atılan bu kavram, kutsal olanın artık sadece geleneksel metinlerde değil, aynı zamanda filmler, internet memleri / memes ve sosyal medya etkileşimleri / engagement üzerinden kurgulandığını savunur. QAnon, takipçilerine sadece bilgi değil, dünyadaki kötülüğü açıklayan bir teodise / theodicy (kötülük sorunu çözümü) ve kurtuluş vaat eden bir eskatoloji / eschatology (sonlar bilimi) sunarak bu dönüşümü tamamlamıştır. (Piraino, Pasi & Asprem, 2023, s. 257). Hiper-Gerçekliğin Sinematik Kutsalları "QAnon'un dini bir kimlik kazanmasındaki en önemli unsurlardan biri, popüler kültür anlatılarını kutsal metinler gibi kullanmasıdır." Özellikle 1999 yapımı The Matrix filmi, bu...

Mistik Yaşam...Paul-Dan

Resim
  Not: Kitap Hristiyan Kültürü bakışıyla yazılmıştır. Bu elektronik materyalde sunulan bilgiler Şabat Okulu Departmanı Banat Konferansı tarafından 2011 yılında düzenlenen bir çalışma ve görev kampı için hazırlanmıştır. Tasavvufun Hıristiyanlığa sızması üzerine bir buçuk yıldan fazla süren bir çalışma ve analiz döneminin ardından, bulunan sonuçlar, yukarıda adı geçen kampta, ortaya çıkan mistik akıma karşı bir alarm sinyali vermek amacıyla sunuldu. Adventist İlahiyat Enstitüsü'nde verilen bir kurs ve Sola Scriptura kitapçılarında satılan bazı kitaplar aracılığıyla Romanya'daki Adventist Kilisesi'ne zaten girmişti. Bahsedilen kampa kadar materyalin düzeltilmesi için gereken süre yeterli olmadığından, hala birçok yazım hatası var ancak konuyla ilgilenenlerin kullanımına sunma ihtiyacı, beni bu konuda dağıtmaya yöneltiyor. Biç  Paul DAN Önsöz Mistisizm, yaşadığımız dünyayı fetheden bir olgudur. Bazı insanlara göre ilkel dünyanın bir özelliği ve içinde yaşadığımız gelişmiş toplu...