GÜCÜN YENİ SAHİPLERİ VE HAKİKATİN ÇÖKÜŞÜ: PREDATÖR / AVCI ÇAĞINDA İKTİDARIN ANATOMİSİ
| ![]() ![]() ![]() |
"Predatör"
(Avcı) / The Hour of the Predator, Giuliano da Empoli’nin
"Kremlin’in Büyücüsü"ndeki kurmaca evreninden çıkarak, günümüz
dünyasını şekillendiren otokratlar / mutlak hükümdarlar ve teknoloji
milyarderleri arasındaki sarsıcı ittifakı irdelediği kapsamlı bir eserdir. Kitap,
geleneksel siyasi seçkinlerin yerini alan "yeni fatihler" / conquistadors
dönemini, bir Aztek yazmanının gözünden anlatılıyormuşçasına imgelerle ve derin
psikolojik analizlerle sunar. Yazar, bu yeni dünyada her türlü meselenin artık
kelimelerle değil, ateş ve kılıçla / fire and sword çözüleceği karanlık
bir döneme girildiğini ilan eder.
Tarihsel Tekerrür: Moctezuma ve Teknoloji
Fatihleri
Kitabın temel dayanak noktalarından biri, on
altıncı yüzyıldaki Aztek İmparatoru II. Moctezuma ile günümüz Batılı liderleri
arasında kurulan çarpıcı analojidir / benzeşimdir. Tıpkı Moctezuma’nın, Hernán
Cortés ve adamlarını "tanrılar" sanarak onlara hediyeler sunması ve
başkente girmelerine izin vermemeye çalışırken aslında tüm otoritesini
kaybetmesi gibi, günümüz liderleri de teknoloji devlerine karşı benzer bir
boyun eğiş içindedir.
Siyasetçiler, internetin, sosyal medyanın ve
yapay zekanın "ateş ve gök gürültüsü" karşısında, bu sihirli tozdan
kendilerine de bulaşması ümidiyle secdeye kapanmışlardır..
Bu rituals of degradation / aşağılanma
ritüelleri, milyarderlerin özel jetlerinden inip yerel liderlere "modası
geçmiş kabile şefleri" muamelesi yapmasıyla her başkentte
tekrarlanmaktadır. Moctezuma’nın
kararsızlığı hem savaşa hem de onursuzluğa yol açmışken, modern yöneticilerin
servilitesi / kölece bağlılığı da kendi sonlarını hazırlamaktadır. (The
Hour of the Predator, s. 1-4).
Borgia 2.0 ve Otokratların Yükselişi
Da Empoli, kitapta Suudi Arabistan Veliaht Prensi
Muhammed bin Selman’ı (MBS) "Borgia 2.0" olarak tanımlayarak
Machiavelli’nin Prens eserindeki güç felsefesinin modern bir
uygulamasını sunar. MBS’nin 2017 yılında Ritz-Carlton otelinde düzenlediği ve
yüzlerce milyarder ile prensin alıkonulduğu "yolsuzluk operasyonu",
aslında rakip odakların başlarını kesmeye yönelik "Borgian" bir
eylemdir.
Güç, hasımları
kindar bırakacak şekilde yaralamak yerine onları tamamen ezmek üzerine
kuruludur.
Bu süreçte kullanılan "manual override"
/ manuel müdahale kavramı, sistem arzulanan sonucu vermediğinde
kuralları hiçe sayarak doğrudan müdahale etme hakkını kendinde gören yeni
otoriter anlayışı simgeler. Bu liderler için başarı, delilik ile dahilik
arasındaki tek farktır. (The Hour of the Predator, s. 46-52).
Teknoloji Lordları ve İnsan Psikolojisinin
Manipülasyonu
Kitap, Silikon Vadisi mühendislerinin artık
bilgisayar programlamayı bırakıp "insan davranışı programcıları"
haline geldiklerini savunur. Sosyal medya platformları, gerçekliği olduğu gibi
yansıtan bir pencere değil, kitleleri overheat / aşırı ısıtmak için tasarlanmış
panayır aynalarıdır.
Algoritmalar, insanların en derin korkularına ve
önyargılarına hitap ederek toplumsal entropiyi / düzensizliği besleyen birer
kaos motorudur..
Yapay zeka
(AI) ise bir "Authoritarian Intelligence" / otoriter zeka
formu olarak tanımlanır; verileri merkezileştirir ve şeffaflıktan uzak
bir şekilde iktidara dönüştürür. Bu sistemde bilgi, yerini "inanca"
bırakır; insanlar kararlarını AI’nın gizemli mantığına emanet ederken aslında
bir act of faith / iman eylemi gerçekleştirmektedirler. (The Hour of the
Predator, s. 106-118).
Post-Human / İnsan Sonrası Gelecek ve
"Şato"
Eserin final
bölümlerinde Kafkaesk bir "Şato" metaforu / eğretilemesi kullanılır.
Algoritmaların yönettiği bu yeni düzende insanlar, makineler için birer araç
haline gelmişlerdir. Teslimat işçilerinden doktorlara kadar herkes, AI’nın
talimatlarını takip etmek zorunda kaldığı bir matrix / kalıp içine
hapsedilmektedir.
İnsanlık
tarihi, insanların kendi yarattıkları devasa yapay organizmalar (AI)
aracılığıyla "Tanrı’yı inşa ettikleri" bir parantezden ibarettir..
Bu perspektife göre teknoloji artık sadece bir
araç değil, yeni bir metafiziktir / felsefe ötesidir. "Predatör", bu
dönüşümün kaçınılmazlığını vurgulayarak, defenders of freedom / özgürlük
savunucularının bu limitless violence / sınırsız şiddet çağına karşı tamamen
hazırlıksız olduğunu iddia eder. (The Hour of the Predator, s. 125-131).
Kaynakça (APA Stilinde):
- Cumhuriyet. (2026, 9 Mayıs). Politik gerilim Kremlin’in Büyücüsü
ile aksiyon-gerilim Fuze (Fünye) gösterime girdi: Sahte demokrasinin icadı.
cumhuriyet.com.tr.
- Da Empoli, G. (2025). The Hour of the Predator (S. Taylor,
Çev.). London: Pushkin Press.
- Oggito. (2025, 27 Mayıs). Bir Rus Bütün Gerçekliği Nasıl
Değiştirdi? oggito.com.
- Umut Vakfı. (2026, 22 Haziran). Sahte demokrasinin icadı.
blog.umut.org.tr.
Next Post »

| 


Yorumlar
Yorum Gönder