Print Friendly and PDF

RİYA VE GAFLET KARŞISINDA MANEVÎ SİLAHLANMA: HİZB VE EVRADIN TARİHSEL TEKÂMÜLÜ VE SUFÎ HAYATINDAKİ DERUNÎ ZORLUKLAR

|


"İslâm tasavvuf tarihinin ilk asırlarında 'zühd' / asceticism (dünyadan el çekme) hâli, kalabalık virdlerden ziyade 'ihlâs' / sincerity (samimiyet) ve 'yakîn' / certainty (kesin iman) üzerine bina edilmişti." Sahâbe ve tâbiîn döneminde yaşayan "ilk tabaka" arifler, Resûl-i Ekrem (salla'llâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz ile olan ruhanî bağları / spiritual connection sayesinde, kalplerini nurlandırmak için çok uzun dualara veya karmaşık zikir usullerine ihtiyaç duymuyorlardı; zira onların bizzat kendileri "Kur'an-ı nâtık" / speaking Quran (yaşayan Kur'an) mertebesindeydiler. Ancak zamanla "kalplerin kararması" / spiritual darkening ve "dünyevî hırsların artması", mürşidleri sâliki zapturapt altına alacak daha ağır disiplinler ve "evrad" / orisons (düzenli zikirler) ihdas etmeye / create mecbur bırakmıştır.

Hizb ve Evradın Artışındaki Temel Sebepler

Tasavvufî kaynaklar, ilk dönemlerde az olan ibadet miktarının ve keyfiyetin / quality (nitelik), sonradan "kemmiyet" / quantity (nicelik) olarak artışını şu esaslara bağlar:

  1. Manevî İstidadın Azalması: "İlk dönemlerdeki ashabın imanı öyle kuvvetliydi ki, kalplerini takviye etmek için haricî / external bir desteğe veya binlerce tesbihe ihtiyaçları yoktu." Ancak sonraki asırlarda iman nurunun zayıflamasıyla, sâliklerin / disciples gönül aynasını cilalamak için daha fazla "sayısal zikir" ve "hizb" / litany (dua demeti) usulleri birer "manevî ilaç" / spiritual medicine olarak reçete edilmiştir.
  2. Gaflet ve Dünyevîleşme ile Mücadele: Zaman geçtikçe insanların dünyaya olan rağbeti artmış, "kalplerden şeriat saygısı silinmiştir." Bu "fetret" / interval (ara) döneminde müritlerin zihinlerini dağınık düşüncelerden (havatır) korumak için, her anlarını dolduran evrad ve ezkâr / remembrances sistemleri geliştirilmiştir. Zikir, ancak kalbin her nefeste Allah ile olması halinde gerçek meyvesini verir; bu hal kaybedilince sayılar ve hizbler devreye girer.
  3. İnsan Psikolojisi ve Alışkanlık Perdesi: İnsan nefsi, basit ve kısa ibadetlere çabuk alışır ve bu durum zamanla bir "âdet" / habit haline gelerek "hicab" / veil (perde) oluşturur. "Nefsi şaşırtmak ve onu her an uyanık tutmak amacıyla", mürşidler virdleri çeşitlendirmiş ve ağırlaştırmışlardır. Kaynaklarda sürekli vurgulanan ana fikir; sâlikin kendi sınırlı aklından kurtulup, ağır evrad yükü altında nefsinin kibrini kırması ve mutlak teslimiyete zorlanmasıdır.

Sufî Hayatındaki Zorlukların ve Yeni Usullerin Fonksiyonu

"Tasavvufun başlangıcında 'cû' / hunger (açlık), 'sükût' / silence (susma) ve 'seher' / night prayer (gece ibadeti) gibi fıtrî zorluklar varken; sonradan bunlara 'erbaîn' / forty days (çile), 'riyâzet' / discipline ve çok dakik 'âdâb' / etiquette kuralları eklenmiştir." Bu artan zorlukların arkasında yatan psikolojik ve ruhanî sebepler şunlardır:

  • Nefis Tezkiyesi ve "Kızıl Ölüm" Sırrı: Nefis, ancak "arzularının mezarı üzerinde" terbiye edilebilir. "Kıllet-i taam" / little eating, "kıllet-i menâm" / little sleeping ve "kıllet-i kelâm" / little speaking disiplinleri, müridi beşerî sıfatlarından / human attributes arındırıp Melekût âleminin / realm of angels sırlarına hazırlamak içindir. Bir derviş için en büyük keramet, keramet göstermek değil, zorluklar içinde istikamet / righteousness (doğruluk) üzere kalabilmektir.
  • Ders ve İrşadın Sistemleşmesi: İlk dönemlerde mürşid-mürid ilişkisi bir "sohbet" / companionship iken, sonradan bu ilişki bir "hastahane-doktor" / clinic-doctor ilişkisine dönmüştür. "Mürid, nefs-i emmâre / evil-commanding soul (kötülüğü emreden nefis) hastalığına tutulduğu için", mürşid ona ağır evrad ve riyazet "reçeteleri" vererek bu hastalığı tedavi etmeyi amaçlamıştır.
  • Riya ve Ucubun Önlenmesi: Arif için bir makam olan ibadet hazzı, eğer müridde 'ucub' / vanity (kendini beğenme) yaratıyorsa, mürşid o müride daha ağır ve lezzetsiz vazifeler vererek bu narsisistik / narcissistic yaralanmayı tedavi eder. Cüneyd-i Bağdâdî’nin Şiblî’ye pazarda dilenmeyi emretmesi, makam ve mevkî sevgisini (hubb-u câh) yok etmek için gösterilen o "meşhur zorluğun" en çarpıcı örneğidir.

Gerçek dervişlik, hırka ve sayısal vird çokluğuyla değil, "hurka" / spiritual burning (gönül yangını) ve "sıdk" / truthfulness (doğruluk) ile elde edilir. Kaynaklarda dikkati çeken fikir; ilk dönemlerdeki "az ama öz" ibadetin yerini alan bu ağır yüklerin, aslında modern insanın "psikolojik travmalarına" ve "manevî uyuşukluğuna" karşı birer cerrahî müdahale olduğudur.

APA Kaynakça ve Dipnotlar:

  • Attâr, F. (2022). Tezkiretü’l-Evliyâ (S. Uludağ, Çev.). İstanbul: Kabalcı Yayınları. (s. 202, 269).
  • Câmî, M. (1998). Nefahâtü’l-Üns (Lâmiî Çelebi Tercümesi). İstanbul: Marifet Yayınları. (s. 221, 222).
  • Hucvîrî, A. (2022). Keşfü’l-Mahcub - Hakikat Bilgisi (S. Uludağ, Çev.). İstanbul: Dergâh Yayınları. (s. 100, 114, 117-118, 132, 212, 273).
  • Kuşeyrî, A. (2004). Tasavvufun İlkeleri - Risale-i Kuşeyrî (Cilt 1-2). İstanbul: Tercüman 1001 Temel Eser. (Cilt 1, s. 142, 174; Cilt 2, s. 720-722).
  • Şârânî, İ. (t.y.). Evliyalar Ansiklopedisi (Tabakâtü’l-Kübrâ). (s. 918, 1105-1106, 1186).
  • Uludağ, S. (2007). Sırlar Menbaı ve Tarikat Sultanı Cüneyd-i Bağdâdî. İstanbul: Mavi Yayıncılık. (s. 717).

Önceki Yazı
« Prev Post
Sonraki Yazı
Next Post »

Benzer Yazılar

Yorumlar