Print Friendly and PDF

OTOKRATİK GÜÇ ARZUSUNUN GİZEMLİ SERMAYESİ

|

 

Sistemik Sessizliğin Anatomisi Ve Küresel Yozlaşmaya Karşı Etkin Çözüm Reçeteleri

Siyasi iktidarların, yasadışı finansal akışları ve kara para hareketlerini görmezden gelerek kendi egemenliklerini tahkim etmeleri ve "devlet aygıtlarının kendi bekalarını ve politik güçlerini korumak amacıyla bu gizemli sermayeye göz yummalarının ardında yatan rasyonel, psikolojik ve kurumsal dinamikler" şeklinde cümle içine alarak konuya giriş yaparken, küresel finansal sızıntıların bizzat egemen güçler tarafından nasıl bir hayatta kalma kalkanı olarak kullanıldığını en ince detaylarıyla ortaya koymak gerekir. Siyaset ve insan psikolojisi verilerine göre, mutlak iktidar hırsı dimağda ahlaki sınırları flulaştıran ve gücü elinde bulunduran elitleri kural dışı finansal kaynakları meşrulaştırmaya iten patolojik bir narsisizm yaratır. Gary Becker’ın suç ekonomisi kuramından esinlenen akılcı tercih modeli (rational choice theory / akılcı seçim teorisi) çerçevesinde incelendiğinde, politik aktörler yasadışı paraya göz yummanın getirdiği kısa vadeli politik sermayeyi, uzun vadeli toplumsal çöküş riskine yeğleyen rasyonel fayda-maliyet analizleri yapmaktadırlar. Bu durum, hukukun üstünlüğü ilkesini aşındırarak devlet yönetimini birer hırsızlar rejimine (kleptocracy / hırsızlar rejimi) dönüştürmektedir. (Taub, 2020, s. xx-xxxvi)

Siyasi sistemlerin kendi varlıklarını sürdürebilmek adına yasadışı sermayeyle kurduğu bu simbiyotik ilişki, hukukun üstünlüğünü sadece alt sınıflar için geçerli bir illüzyona dönüştürmektedir.


GÜÇ ELİTLERİNİN "SİYASİ SİGORTASI" VE DEVLETLERİN İKİ YÜZLÜ SÖYLEMİ

Tarihsel süreçte, yasadışı fonların akışına devletler düzeyinde göz yumulması sadece lobi faaliyetlerinin (lobbying / lobi faaliyetleri) bir sonucu değil, bizzat egemen yapıların örtülü operasyonlarını finanse etme ihtiyacından kaynaklanmıştır. Bu durum literatürde devletlerin iki yüzlü söylemi (Janus-faced discourse / iki yüzlü söylem) olarak adlandırılır; zira egemen devletler bir yandan kara para aklamayla mücadele (anti-money laundering / kara para aklamayla mücadele) standartları vazederken, diğer yandan kendi politik elitlerinin varlıklarını ve örtülü operasyonlarını yönetmek için kıyı bankacılığı (offshore / kıyı bankacılığı) ve vergi cennetlerine (tax havens / vergi cennetleri) koruma kalkanı sağlamaktadır. (De Sanctis, 2013, s. 195)

Uluslararası finans tarihindeki en belirgin kurumsal sızıntılardan biri olan Kredi ve Ticaret Uluslararası Bankası (Bank of Credit and Commerce International / Kredi ve Ticaret Uluslararası Bankası) skandalında, Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (Central Intelligence Agency / Merkezi İstihbarat Teşkilatı), Ulusal Güvenlik Konseyi (National Security Council / Ulusal Güvenlik Konseyi) ve Savunma İstihbarat Teşkilatı (Defense Intelligence Agency / Savunma İstihbarat Teşkilatı) gibi devlet aygıtlarının, örtülü kontrgerilla ve silah sevkiyatı operasyonlarını finanse etmek için bizzat bu banka bünyesinde gizli hesaplar açarak kara para akladıkları fikri, küresel egemenlerin finansal sistemi nasıl manipüle ettiğini gösteren çarpıcı bir örnektir. İngiltere Merkez Bankası (Bank of England / İngiltere Merkez Bankası), istihbarat servislerinin talepleri doğrultusunda bu kirli bankanın kapatılmasını en az 15 ay boyunca geciktirerek sistemik sessizliğin en somut ortaklarından biri olmuştur. Benzer şekilde, despot liderlerin kendi ülkelerinin hazinelerini yağmalayarak İsviçre bankalarında gizli hesaplar açmaları, iktidardan düştüklerinde sığınabilecekleri birer siyasi sigorta (political insurance / siyasi sigorta) mekanizması olarak bizzat batılı finans devleri tarafından teşvik edilmiştir. (Robinson, 1996, s. 1-15)

Bu sistemik sessizlik ve göz yumma döngüsü şahıslar düzeyinde analiz edildiğinde, karşımıza çıkan en dramatik tarihsel figürlerden bazıları şunlardır:

  • Saddam Hüseyin ve Kirli Finans İmparatorluğu: Irak diktatörü Saddam Hüseyin, mutlak güç saplantısı ve aşırı şüpheci, paranoyak kişilik yapısıyla ülkesinin petrol gelirlerinden elde ettiği yüzde beşlik payları ve 1990 yılındaki Kuveyt işgalinde yağmaladığı milyarlarca dolarlık varlığı, üvey kardeşi Barzan El-Tikriti aracılığıyla yönetmiştir. Saddam Hüseyin, yakın çevresini ve aile fertlerini birer sadık teğmen (trusted lieutenant / güvenilir sırdaş) olarak kullanarak paravan şirketler (shell companies / paravan şirketler) kurmuş; bu paraları Ürdünlü ve Filistinli iş insanlarının adlarına kaydederek İspanya, Fransa, Brezilya ve ABD'deki yasal işletmelere entegre etmiştir. Ambargoları delmek ve diktatörlüğünü ayakta tutmak için bizzat kendi para basma matbaalarını çalıştırıp altını ve dövizi emen Saddam’ın hayal dünyası, küresel finansal sistemin ikiyüzlülüğünü kullanarak hayatta kalmaktı. 2003 yılındaki yakalanışına ve ardından idam edilmesine giden süreçte, bu devasa yasadışı finansal ağın önemli bir kısmının asla bulunamamış olması, sistemik sessizliğin diktatörlere sağladığı korumanın gizemli bir kanıtı olarak tarihe geçmiştir. (Robinson, 1996, s. 1-15)
  • Richard Nixon ve Güç Patolojisi: Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon, "Eğer bunu başkan yapıyorsa, bu yasadışı değildir" (When the president does it, that means it is not illegal / Başkan yaptığında bu yasadışı olmadığı anlamına gelir) şeklindeki kibirli siyasi ahlak anlayışıyla, devlet gücünü elinde bulunduran elitlerin hukuk dışılığa olan kasti körlüğünü (willful blindness / kasti körlük) simgeler. Nixon’ın kişilik yapısı, rakiplerine karşı duyduğu patolojik güvensizlik, zorlu geçen çocukluk yılları ve gençlik döneminde yaşadığı yetersizlik hissiyle şekillenmiştir. Siyasi iktidarını kaybetmemek için gizli dinlemeler, örtülü paravan fonlar ve şantaj mekanizmaları kuran Nixon, olması gereken şeffaf devlet yönetimi yerine ihanetler ve kumpaslarla örülü bir hayal dünyasında yaşamıştır. Watergate skandalıyla sonuçlanan siyasi ölümü, devlet aygıtının yasadışı finansmanının bizzat başkan seviyesinde nasıl organize edildiğini deşifre etmiştir. (Robinson, 1996, s. 1-15)
  • Donald Trump ve Beyaz Yaka İmtiyazı: Jennifer Taub’un analizlerinde derinlemesine işlediği üzere Donald Trump, adalet sistemini sadece küçük böcekleri yakalayan, ancak büyük eşek arılarının yırtıp geçtiği bir örümcek ağına benzeten klasik oligark zihniyetinin modern temsilcisidir. Trump, narsistik kişilik özellikleri, her şeyin parayla satın alınabileceğine olan sarsılmaz inancı ve kurumsal cezasızlığa olan sığınışıyla dikkat çeker. Döneminde beyaz yaka suçlarına yönelik kovuşturmaların (prosecution / kovuşturma) dramatik biçimde düşürülmesi, zenginlerin ve dev şirketlerin çıkarlarını korumak için denetleyici (regulatory / denetleyici) kurumların işlevsizleştirilmesi, onun hırsızlar rejimini (kleptocracy / hırsızlar rejimi) besleyen siyasi görüşlerinin bir sonucudur. Trump, ulusal sınırları koruma adı altında şovenist bir retorik üretirken, arka planda paravan şirketlerin ve yabancı karanlık paraların (dark money / karanlık para) Amerikan seçim sistemine sızmasına bilinçli olarak göz yummuştur. (Taub, 2020, s. x-xxxvi)

Sermayenin sınırsız serbestisi ve politik nüfuz arayışı, hukuk normlarının bizzat koruyucu otoriteler eliyle aşındırılmasına yol açmaktadır.


GİZEMLİ BİR FİNANSAL AÇIK: "GERİ BORÇLANMA" METODUNUN ANATOMİSİ

Devletlerin ve denetleyici otoritelerin göz yumduğu en gizemli finansal illüzyonlardan biri geri borçlanma (loan-back / geri borçlanma) yöntemidir. Bu süreç şu şekilde işlemektedir:

  1. Yerleştirme: Kara para aklayıcı, yasadışı yollarla elde ettiği nakit suç gelirlerini fiziksel olarak ülke dışına çıkarır veya alternatif havale sistemleri kullanarak bir kıyı bankacılığındaki (offshore bank / kıyı bankası) yabancı hesaba yatırır.
  2. Ayrıştırma: Aklayıcı, kendi ülkesindeki yasal bankaya başvurarak, kıyı bankasındaki bu gizli hesabı teminat gösterir ve yüksek miktarda bir kredi talebinde bulunur.
  3. Bütünleştirme: Banka, yurtdışındaki mevduatı teminat kabul ederek kişiye tamamen yasal bir kredi tanımlar. Aklayıcı, bu yasal krediyle lüks gayrimenkuller, oteller veya madencilik şirketleri satın alır.
  4. Temizlik: Kredinin taksitleri bilerek geri ödenmez. Yerel banka, borçlunun yabancı bankadaki teminatına el koyarak (disgorgement / el koyma-geri alma) alacağını tahsil eder.

Bu işlemin sonunda, kirli para tamamen yasal bir kredi ve yatırım kılıfı altında temizlenmiş olur. Maliye müfettişleri bu yatırımların kaynağını sorduğunda, aklayıcı elindeki resmi kredi belgelerini sunarak kasti körlük (willful blindness / kasti körlük) zırhına sığınır. Devlet mekanizmaları ise, bu işlemlerden kaynaklanan vergi gelirlerini ve sıcak para akışını kaybetmemek adına bu muazzam illüzyona sessiz kalır. (Taub, 2020, s. xx-xxxvi)


SİSTEMİK SESSİZLİĞİ KIRACAK ETKİN ÇÖZÜM REÇETELERİ

Devletlerin ve politik elitlerin yasadışı sermayeyle kurduğu bu simbiyotik çıkar ortaklığını deşifre etmek tek başına yeterli değildir; çözümün de aynı derecede yapısal ve radikal olması şarttır. Literatürde öne çıkan en kapsamlı çözüm yolları şu şekildedir:

1. Beyaz Yaka Suçlularına Karşı Bağımsız "Seçkin Suçlar Bölümü" Kurulması

Adalet Bakanlığı bünyesinde, politik nüfuz sahibi büyük para babalarını, politikacıları ve devasa kurumsal suçluları doğrudan hedef alacak, siyasi baskılardan tamamen arındırılmış bağımsız bir "Seçkin Suçlar Bölümü" (elite crime division / seçkin suçlar bölümü) kurulmalıdır. Bu birim, şirketlerin suç işleyip yöneticilerin sıyrıldığı ertelenmiş kovuşturma anlaşmalarına (deferred prosecution agreement / ertelenmiş kovuşturma anlaşması) kesin olarak son vermeli; eğer bir kurum suç işlemişse, doğrudan karar verici konumdaki üst düzey yöneticiler şahsen hapis cezasına çarptırılmalıdır. (Taub, 2020, s. xx-xxxvi)

2. Siyasi Rüşvet Yasalarının ve Kampanya Finansmanının Yeniden Düzenlenmesi

Devlet yöneticilerinin, kongre üyelerinin ve siyasi partilerin sermaye gruplarından her ne ad altında olursa olsun hediye, bağış veya "kolaylaştırma ücreti" alması tamamen yasaklanmalı, ihlaller ağır hapis cezalarıyla cezalandırılmalıdır. Siyasi kampanyalara aktarılan tüm fonların, paravan şirketler ve gizli vakıflar aracılığıyla sisteme sızan karanlık paraların (dark money / karanlık para) önlenmesi için Kurumsal Şeffaflık Yasası (Corporate Transparency Act / Kurumsal Şeffaflık Yasası) benzeri düzenlemeler uluslararası düzeyde genişletilmeli; tüm tüzel kişilerin gerçek nihai faydalanıcı sahipliği (beneficial ownership / gerçek faydalanıcı sahipliği) kamuya açık registers / siciller üzerinden şeffafça ilan edilmelidir. (Taub, 2020, s. xx-xxxvi)

3. Bilgi Uçuranların (Whistleblower) Hukuki ve Finansal Olarak Tahkim Edilmesi

Wells Fargo ve Credit Suisse skandallarında görüldüğü üzere, yolsuzlukları deşifre eden dürüst uyum yöneticileri ve risk personeli sistemik olarak işten atılmakta, tehdit edilmekte ve sessizliğe zorlanmaktadır. Bunun önüne geçmek için bilgi uçuranlar (whistleblowers / bilgi uçuranlar) devlet güvencesiyle korunmalı, şirketlerin dürüst çalışanları susturmak için kullandığı zorunlu tahkim (forced arbitration / zorunlu tahkim) sözleşmeleri yasaklanmalı ve kamu adına dava açma hakkı (qui tam / kamu adına dava açma hakkı) genişletilerek bilgi uçuranlara deşifre ettikleri kirli paradan ciddi oranda finansal pay verilmelidir. (Taub, 2020, s. xx-xxxvi)

4. Nakit Ödemelerin Yasaklanması ve Sektörel Sınırlandırmalar

Sanat piyasası (art market / sanat piyasası), lüks gayrimenkuller, otomobiller, yatlar ve mücevherat gibi subjektif değerlemeye açık alanlarda nakit ödemeler tamamen yasaklanmalı, tüm işlemler bankacılık sistemi üzerinden izlenebilir kılınmalıdır. 10.000 doların üzerindeki tüm değerli varlık transferlerinde ve gayrimenkul alımlarında tavizsiz bir müşteri durum tespiti (customer due diligence / müşteri durum tespiti) uygulanmalı; emlak ve sanat aracılarının şüpheli işlem bildiriminde bulunması yasal bir zorunluluk haline getirilerek kasti körlük (willful blindness / kasti körlük) cezai sorumluluk kapsamına alınmalıdır. (De Sanctis, 2013, s. 198-199)

5. Vergi İdarelerinin Güçlendirilmesi ve Vergi Kaçakçılığının Öncül Suç Sayılması

Vergi kodundaki delikler kapatılmalı ve vergi idarelerinin denetim personeli kadroları ciddi ölçüde artırılarak adli denetimler doğrudan en zengin yüzde birlik kesime yoğunlaştırılmalıdır. Vergi kaçakçılığı (tax evasion / vergi kaçakçılığı), yasal olarak suç gelirinin öncül suç (predicate offence / öncül suç) kategorisine dahil edilmeli; vergi idarelerinin elde ettiği veriler ile mali istihbarat birimleri arasındaki bilgi paylaşımı otomatikleştirilmelidir. (Taub, 2020, s. xx-xxxvi)

Güç ve sermaye elitlerinin karşılıklı koruma zırhı olan cezasızlık düzeni, demokratik kurumların içini boşaltarak onları birer hırsızlar rejimine dönüştüren en büyük yapısal tehdittir.


BİLİMSEL GEÇERLİLİK VE KAYNAKÇA (APA 7 STİLİ)

  1. De Sanctis, F. M. (2013). Money Laundering Through Art: A Criminal Justice Perspective. Springer International Publishing.
  2. Morgan, R. W. (2010). Citizen Spy: Vatican Cover-Up: The Mob, Money-Laundering and Murder. TitleTown Publishing, LLC.
  3. Riccardi, M. (2022). Money Laundering Blacklists. Routledge.
  4. Robinson, J. (1996). The Laundrymen: Inside the World's Third Largest Business. Simon & Schuster.
  5. Taub, J. (2020). Big Dirty Money: The Shocking Injustice and Unseen Cost of White Collar Crime. Viking.
  6. Ekşi Sözlük. (2019-2023). "kara para aklama yöntemleri" başlığı altındaki girdiler (Sayfa 1, 2, 3, 4).
Önceki Yazı
« Prev Post
Sonraki Yazı
Next Post »

Benzer Yazılar

Yorumlar